www.kesfetmekicinbak.com


Bukalemun -
Sanal Yeşil Atlas


Doğa Ansiklopedisi
Türkiyede Korunan Alanlar
Doğa Korumacı Kuruluşlar
Doğa Koruma Kılavuzu
Kuş gözlemcisi olmak istiyorum
E-Kart Gönder
İletişim
Üye girişi

ARA


YeşilAtlas Arşivi
TÜM SAYILAR !
Doğa için şikayet dilekçesi
nasıl yazarım
Doğa koruma ailesine katılın!
İl il doğa korumacılar
  Ziyaretçi Defteri
 
DÖRT AYLIK UYKU

Babamdan Mesaj Var

Gözler ve beden, sözcükler âleminin hiçbir zaman anlayamayacağı bir dili konuşur. Bu dil, doğanın dilinin içimizdeki en renkli yansımasıdır.

Göster
Dört ay uyumuş, susuzluktan kurumuşum. Ruhum ve gözlerim nasır tutmuş. Kaslarım erimiş, derim büzüşmüş. Dört ayda dört yıl yaşlanmışım.
Uyandığımdan beri su içiyorum. İçtiğim her damla su, dişlerimin arasından geçip dilimin üzerinden akıyor. Su damlaları kurumuş genzime değdiğinde tüm vücudumun ürperdiğini duyuyorum. Çenemin altındaki kaslar yukarı doğru kasılıp pınardan gelen suyu genzimden daha da aşağılara itiyor. Su vücudumdan içeri akıyor. Bir türlü kanamıyorum. Devam ediyorum. Kare kare, saniye saniye fark ederek hareketi, günler boyunca su içtim. Sonunda suya kandım. Şimdi su gibi yudumluyorum hayatı.
İleride ovanın bittiğini gördüm. Ovanın sonunda, taşlık bir yamaç vardı. Yamacın ortalarında bir yer boğumlanıyor, alçalıyordu. Belli ki bir nehir vadisi vardı. Sığınacak bir in, dere kenarında bir ağaç bulurum diye koştum, vadinin girişine vardım.
Vadinin her yerinde suyun sesi yankılanıyordu. Duyduğum sesler bazen bir çağlayanı, bazen sakin bir ırmağı, kimi zaman dalgaların uğultusunu, bazen de masal perilerinin şarkılarını hatırlatıyordu. Vadinin iki duvarındaki oyuklar eğreltiotları ve yosunlarla kaplıydı. Kaya bloklarının arasında suyun sesini duyuyordum. Üstlerdeki mağaraların pencerelerinde ebabillerin çığlıkları yankılanıyordu.
Pınarlar vadinin duvarlarını delerek gözyaşı gibi fışkırıyorlardı. Her bir pınarın sesi birbirinden farklıydı ve bu sesler daha önce hiç duymadığım kadar uzun süre uğulduyordu. Pınarların uğultusu, derenin şırıltısına, ağaç yapraklarının ve ebabillerin çığlıklarına karışıyor tüm ruhumun içinde inliyordu. Oracıkta durdum. Dünya bir şeyler anlatıyordu. Dinlememek olmazdı. Dizlerimin üzerine çöküp oturdum. Başımı göğsüme değecek şekilde aşağıya indirdim ve düşüncemi yavaşlattım. Bir gün bir daha görüp göremeyeceğimi dahi bilemediğim babamın sesi geldi kulağıma:
`Oğlum' diyordu. `Üç parçan var. Bunu unutma. Yolun boyunca aklına getir. Siyah yanın, beyaz yanın, birde ruh gözün. Üçü de senden, üçü de sensin. Siyah yanın kördür. O yüzden istese de dış dünyayı göremez. Beyaz yanın sadece seni yaşatan doğayı bilir. Dışarıda ne görse ona inanır. İçinden geçenleri istese bile kavrayamaz. Siyah ve beyaz, ancak bir aradayken yaşadığın anı fark edebilir, güzel olanı düşmanından ayırt edebilirsin. Bu mutlak uyanıklık halidir ve ancak içindeki göz açıksa yaşanabilir.
`O nedenle içindeki siyah ve beyazı olduğu gibi kabul etmeli, onlar yüzünden ne sevinmeli, ne de üzülmelisin. Senin hükmünün geçtiği tek parçan ruh gözüdür. Yolculuk boyunca önünde engel gibi görünen bütün zorlukları, hem de içinden gelen karanlık arzuları, içindeki göz sayesinde görmeli ve gereken çözümü bulmalısın.
`Hayat yoluna, tıpkı bir sevgiliye sarılır gibi, bütün gücünle sarılmayı unutma. Unutma ki sevgi, sözcüklerin bittiği yerde başlar. Sevebilmek için bakmayı ve dokunmayı öğrenmelisin. Gözler ve beden, sözcükler âleminin hiçbir zaman anlayamayacağı bir dili konuşur. Bu dil, doğanın dilinin içimizdeki en renkli yansımasıdır. Şimdi git ve bir kaya duvarı bul. Onun katmanları arasında gezin, insan efsanesinin sırlarını ara.'
İnsan efsanesi sözleriyle birden irkildim ve uyanıkken gördüğüm rüyadan çıktım. Köyümü terk edeli çok şey öğrenmiştim ama esas yola çıkma nedenim olan insan efsanesi hakkında hiçbir ipucu bulamamıştım. Peki ya bu sırları bana şu kaya duvarları mı anlatacaktı? Birden vadinin kıyısında sabanıyla tarlasını süren bir yaşlı adama rastladım. Koştum yanına vardım. `Ben' dedim, `insan efsanesinin sırlarını arıyorum. Biliyor musun?'
`En doğru yere geldin dedi'. Sor, şu kayalar konuşsunlar.

GÜVEN EKEN

Görüşünü
Bildir
Not Ver Arkadaşına
gönder
Haberi yazdır
Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.